12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Notları


12.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Notları WORD İndir

1.ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI (1923-1940)

Cumhuriyetin İlk Yıllarının Edebi Ortamı: Cumhuriyetin ilanıyla birlikte milli kimlik bilinci pekişmiş, çağdaşlaşma ve modernleşme idealleri edebiyata yansımıştır. Edebiyatçılar, yeni rejimin değerlerini ve hedeflerini eserlerinde işlemişlerdir. Atatürk ilke ve inkılapları edebiyatın önemli temalarından biri olmuştur. Milli Edebiyat akımının etkisi devam etmekle birlikte, farklı edebi anlayışlar da ortaya çıkmaya başlamıştır.

Millî Edebiyat Zevkini Sürdüren Eserler: Bu dönemde, Millî Edebiyat akımının temel özelliklerini (sade dil, hece ölçüsü, milli temalar) benimseyen ancak konularını Cumhuriyetin ilk yıllarının dinamiklerinden alan eserler verilmiştir. Faruk Nafiz Çamlıbel, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin gibi önemli isimler bu çizgide eserler vermeye devam etmişlerdir. Örneğin, Halide Edip'in Vurun Kahpeye romanı, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki toplumsal çalkantıları ve idealist öğretmen figürünü işler.

Beş Hececiler: Millî Edebiyat akımı içinde hece ölçüsünü kullanarak memleketçi şiirler yazan şairlerdir (Faruk Nafiz Çamlıbel, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon, Enis Behiç Koryürek). Aşk, doğa, memleket güzellikleri gibi konuları işlemişlerdir. Dilleri sade ve akıcıdır. Faruk Nafiz'in Sanat şiiri bu anlayışın önemli bir örneğidir.

Öz Şiir (Saf Şiir) Anlayışı: Şiirde anlamdan ziyade musikiye, sese ve bireysel duyarlılığa önem veren bir edebi anlayıştır. Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı bu akımın önemli temsilcileridir. Şiirin estetik bir değer taşıması gerektiği savunulur. Ahmet Haşim'in Merdiven şiiri, Yahya Kemal'in Sessiz Gemi şiiri bu anlayışın tipik örneklerindendir.

Toplumcu Gerçekçi Edebiyatın İlk Örnekleri: Toplumsal sorunları, özellikle işçi sınıfının ve kırsal kesimin yaşamını gerçekçi bir bakış açısıyla ele alan edebi anlayıştır. Nazım Hikmet, bu akımın öncülerindendir. Şiirde serbest nazmı kullanarak toplumsal mesajları güçlü bir şekilde vermiştir. Sabahattin Ali'nin bazı eserleri de bu dönemin toplumcu gerçekçi çizgilerini taşır. Nazım Hikmet'in Memleketimden İnsan Manzaraları bu akımın önemli bir örneğidir.

Bağımsız Sanatçılar: Bu dönemde herhangi bir edebi akıma tam olarak bağlı kalmayan, kendine özgü bir üslup geliştiren sanatçılar da bulunmaktadır. Abdülhak Şinasi Hisar (İstanbul'u anlatan eserleri), Ahmet Hamdi Tanpınar (rüya, bilinçaltı, zaman kavramları üzerine yoğunlaşan eserleri) bu isimler arasındadır. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Huzur romanı bu dönemin özgün eserlerinden biridir.

 

2.ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI (1940-1960)

II. Dünya Savaşı'nın Edebi Ortama Etkileri: Savaşın yarattığı karamsarlık, belirsizlik ve toplumsal travmalar edebiyata yansımıştır. İnsanlık dramı, yalnızlık, yabancılaşma gibi temalar ön plana çıkmıştır.

Toplumcu Gerçekçi Edebiyatın Güçlenmesi: Bu dönemde toplumcu gerçekçi anlayış daha da belirginleşmiş ve yaygınlaşmıştır. Köy ve şehirdeki yoksul insanların yaşam koşulları, toprak sorunları, işçi sınıfının mücadeleleri gerçekçi bir dille anlatılmıştır. Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Kemal Tahir gibi önemli yazarlar bu akımın temsilcilerindendir. Yaşar Kemal'in İnce Memed romanı, Orhan Kemal'in Ekmek Kavgası hikayeleri bu dönemin önemli örneklerindendir.

Garip (Birinci Yeni) Akımı: Şiirde her türlü kurala ve geleneğe karşı çıkan, sade bir dil ve günlük konuları işleyen bir akımdır. Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu bu akımın kurucularıdır. Şiirin ölçülü, uyaklı olmasına karşı çıkmışlar ve şiiri her türlü süsten arındırmayı amaçlamışlardır. Orhan Veli'nin Kitabe-i Seng-i Mezar şiiri bu akımın tipik bir örneğidir.

Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir: Garip akımının yarattığı etkiye rağmen, farklı şiir arayışları da devam etmiştir. Behçet Necatigil, Cahit Sıtkı Tarancı gibi şairler, Garip akımının aşırı sadeliğine karşı çıkarak daha derinlikli ve imgesel bir şiir anlayışını sürdürmüşlerdir. Cahit Sıtkı Tarancı'nın Otuz Beş Yaş şiiri bu anlayışın güzel bir örneğidir.

Mavi Hareketi: Garip akımına bir tepki olarak ortaya çıkan, "toplum için sanat" ilkesini benimseyen ancak Garip'in aşırı sadeliğinden uzaklaşan bir harekettir. Attila İlhan bu hareketin önemli temsilcisidir. Şiirde toplumsal konuları lirik bir üslupla işlemiştir. Attila İlhan'ın Ben Sana Mecburum şiiri bu dönemin dikkat çeken eserlerindendir.

 

3.ÜNİTE: CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI (1960 SONRASI)

1960 Sonrası Toplumsal ve Siyasi Ortamın Edebiyata Yansımaları: Bu dönemde yaşanan siyasi çalkantılar, askeri darbeler, toplumsal eşitsizlikler ve ideolojik ayrışmalar edebiyatın temel konularını oluşturmuştur.

Toplumcu Gerçekçiliğin Farklı Yönelimleri: Toplumcu gerçekçi anlayış bu dönemde de etkisini sürdürmüş ancak farklı yönelimler ortaya çıkmıştır. Kimi yazarlar işçi sınıfının ve kırsal kesimin sorunlarını daha detaylı ve eleştirel bir bakış açısıyla işlemişlerdir. Kadın sorunları, kentleşme, göç gibi yeni toplumsal meseleler de edebiyata yansımıştır.

İkinci Yeni Şiiri: Garip akımına ve toplumcu gerçekçi şiire bir tepki olarak doğan, soyut, imgesel, kapalı ve anlamı zorlayıcı bir şiir anlayışıdır. Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar, İlhan Berk, Ece Ayhan bu akımın önemli temsilcilerindendir. Şiirde dilin sınırlarını zorlamışlar ve geleneksel şiir yapısını reddetmişlerdir. Cemal Süreya'nın Üvercinka şiiri, Turgut Uyar'ın Tütünler Islak şiiri bu akımın karakteristik örneklerindendir.

1960 Sonrası Roman ve Hikayede Yeni Arayışlar: Bu dönemde roman ve hikayede de geleneksel anlatım tekniklerinin dışına çıkılmış, modern ve postmodernist yaklaşımlar denenmiştir. Bilinç akışı, iç monolog, geriye dönüşler gibi teknikler sıkça kullanılmıştır. Bireyin iç dünyası, yabancılaşma, kimlik arayışı gibi temalar ön plana çıkmıştır. Oğuz Atay (Tutunamayanlar), Yusuf Atılgan (Aylak Adam), Orhan Pamuk (Beyaz Kale) bu dönemin önemli romancılarıdır.

1980 Sonrası Türk Edebiyatı'nda Farklı Eğilimler: 1980 sonrası dönemde postmodernizm, feminist eleştiri, kimlik politikaları gibi yeni düşünce akımlarının etkisiyle edebiyatta çeşitlilik artmıştır. Farklı anlatım teknikleri, temalar ve üsluplar denenmiştir.

 

4.ÜNİTE: SÖZLÜ ANLATIM

Sözlü Anlatımın Temel İlkeleri: Etkili bir sözlü anlatım için hazırlıklı olmak, konuya hakim olmak, doğru ve anlaşılır bir dil kullanmak, dinleyicilerle etkileşim kurmak, beden dilini etkili kullanmak, ses tonunu ve hızını ayarlamak önemlidir.

Hazırlıklı Konuşma Türleri:

Sunum: Belirli bir konuda bilgi vermek, bir projeyi tanıtmak veya bir fikri savunmak amacıyla yapılan planlı konuşmadır. Görsel materyaller (slayt, video vb.) kullanılabilir.

Konferans: Genellikle uzman bir kişi tarafından belirli bir konuda yapılan, dinleyicilere bilgi aktarmayı amaçlayan ciddi ve akademik konuşmadır.

Panel: Bir konunun farklı uzmanlar tarafından çeşitli yönleriyle ele alındığı, dinleyicilerin de katılımıyla gerçekleşebilen tartışma ortamıdır.

Sempozyum: Bilimsel nitelikli, belirli bir konuda farklı konuşmacıların akademik tebliğler sunduğu toplantılar dizisidir.

Münazara: Belirli bir konuda karşıt görüşleri savunan iki grubun, jüri önünde yaptığı tartışmadır. Amaç, kendi görüşünü kanıtlamak ve karşı tarafın argümanlarını çürütmektir.

Hazırlıksız Konuşma Türleri:

Doğaçlama (İrtical): Önceden hazırlık yapılmadan, o anda akla gelen düşüncelerin sözlü olarak ifade edilmesidir.

Anlık Konuşma: Beklenmedik bir anda, kısa bir süre içinde yapılan konuşmadır (örneğin, bir soruya cevap vermek).

Tartışma Teknikleri:

Grup Tartışması: Belirli bir konu üzerinde bir grup insanın fikir alışverişinde bulunmasıdır.

Beyin Fırtınası: Bir sorun veya konu hakkında kısa sürede çok sayıda fikir üretmeye yönelik tekniktir.

Forum: Geniş bir dinleyici kitlesi önünde, bir konuşmacının sunumundan sonra dinleyicilerin soru sorması ve görüşlerini belirtmesiyle oluşan tartışma ortamıdır.

Etkili Sözlü Anlatımın Unsurları:

Dil ve Üslup: Açık, anlaşılır, akıcı ve dinleyiciye uygun bir dil kullanılmalıdır. Üslup, konuya ve amaca uygun olmalıdır.

Beden Dili: Jestler, mimikler, göz teması, duruş gibi unsurlarla sözlü mesaj desteklenmelidir.

Ses ve Tonlama: Sesin yüksekliği, hızı ve tonlaması anlatımın etkileyiciliğini artırır.

Dinleyiciyle İletişim: Dinleyicilerin ilgisini çekmek, sorular sormak, geri bildirim almak etkili bir iletişim için önemlidir.

Görsel ve İşitsel Destek: Sunumlarda kullanılan slayt, video, ses kayıtları gibi materyaller anlatımı daha anlaşılır ve ilgi çekici hale getirebilir.

 

5.ÜNİTE: YAZILI ANLATIM

Yazılı Anlatımın Temel İlkeleri: Açık ve anlaşılır olmak, doğru ve güvenilir bilgi vermek, mantıksal bir sıra izlemek, dilbilgisi kurallarına uygun yazmak, amaç ve hedef kitleye uygun bir üslup kullanmak önemlidir.

Anlatım Biçimleri:

Betimleme (Tasvir): Bir varlığı, durumu veya olayı sözcüklerle resim çizer gibi anlatmaktır. Amaç, okuyucunun zihninde canlı bir imge oluşturmaktır.

Öyküleme (Hikaye Etme): Bir olayı veya olaylar zincirini kişi, yer, zaman belirterek anlatmaktır. Amaç, okuyucuyu olayların akışına dahil etmektir.

Açıklama: Bir konuyu bilgi vermek, aydınlatmak veya bir durumu netleştirmek amacıyla yapılan anlatımdır. Nesnel ve anlaşılır bir dil kullanılır.

Tartışma: Bir düşünceyi savunmak veya karşı çıkmak, okuyucuyu ikna etmek amacıyla yapılan anlatımdır. Tez, antitez ve sentez aşamaları bulunur.

Düşünceyi Geliştirme Yolları: Bir yazıyı daha etkili ve anlaşılır kılmak için kullanılan yöntemlerdir:

Tanımlama: Bir kavramın ne olduğunu, temel özelliklerini belirterek açıklamaktır.

Karşılaştırma: İki veya daha fazla varlık ya da kavram arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır.

Örnekleme: Soyut bir düşünceyi somutlaştırmak veya bir genellemeyi desteklemek için örnekler vermektir.

Tanık Gösterme: İddiayı güçlendirmek için alanında uzman bir kişinin görüşüne başvurmaktır.

Sayısal Verilerden Yararlanma: İstatistiksel bilgiler, grafikler, tablolar kullanarak iddiayı desteklemektir.

Neden-Sonuç İlişkisi Kurma: Olaylar veya durumlar arasındaki sebep-sonuç bağlantısını açıklamaktır.

Benzetme: Bir kavramı daha iyi anlatmak için benzer özelliklere sahip başka bir kavramla ilişkilendirmektir.

Yazılı Anlatım Türleri:

Makale: Bilimsel veya aktüel bir konuyu inceleyen, bilgi veren ve bir tezi savunan ciddi yazı türüdür.

Deneme: Yazarın kişisel görüşlerini, düşüncelerini serbest bir üslupla aktardığı yazı türüdür.

Fıkra (Köşe Yazısı): Güncel bir olayı veya konuyu yazarın kişisel görüşleriyle, genellikle ironik bir üslupla ele aldığı kısa gazete yazısıdır.

Eleştiri: Bir sanat eserini, bir düşünceyi veya bir olayı değerlendiren, olumlu ve olumsuz yönlerini belirten yazı türüdür.

Röportaj: Bir kişi veya bir konu hakkında bilgi almak amacıyla soru-cevap şeklinde hazırlanan gazete veya dergi yazısıdır.

Biyografi: Tanınmış bir kişinin hayatını anlatan yazı türüdür.

Otobiyografi: Yazarın kendi hayatını anlattığı yazı türüdür.

Mektup: Bir kişiye veya kuruma gönderilen özel veya resmi amaçlı yazılı iletişim aracıdır.

E-posta: Elektronik ortamda gönderilen mektuptur.

Dilekçe: Bir isteği veya şikayeti bildirmek amacıyla resmi bir kuruma yazılan yazıdır.

Tutanak: Bir toplantıda veya olayda konuşulanları, alınan kararları yazıya geçiren resmi belgedir.

Rapor: Bir araştırma, inceleme veya gözlem sonucunda elde edilen bilgileri düzenli bir şekilde sunan yazılı çalışmadır.