9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları
9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları WORD İndir
2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI
……………………………………………………… LİSESİ
9.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ
1.DÖNEM 1.ORTAK YAZILI YOKLAMA SINAV SORULARI
AD: SOYAD: SINIF: NO:
1.Recaizâde Mahmut Ekrem Araba Sevdası adlı romanında Batı özentisi bir tipi ele alarak toplumdaki çürümeyi göstermek ister. Aynı şekilde Batılılaşmanın yanlış anlaşıldığını vurgulamak için yazılan eserlerden biri de Ahmet Mithat Efendi’nin Felâtun Bey ile Râkım Efendi adlı romanıdır. Bireyden hareketle toplumu ele alan bu romanlar, yazıldıkları dönemin değişen yaşam biçimlerini ve toplumsal dönüşümleri bizlere aktarmaktadır.
Bu parçada sözü edilen eserler edebiyatın bilim dallarından hangisi ile ilişkisini göstermektedir? Yazınız.
2.Yorgun bir hayatın kederlerinden
Ruhunuz bunalır, dolarsa yarın,
Gür sesle meleyen sürüyü güden
Çobanın gezdiği yerlere varın.
Gök yeşil, kır geniş, ufuklar derin,
Ağaçlar hülyalı, pınarlar serin,
Orada yürüyün, gezin, dinlenin,
Altında hülyaya dalın çınarın
a) Bu dizelere hâkim olan duyguyu yazınız. Buna nasıl ulaştığınızı dizelerden örnek vererek açıklayınız.
b) Bu dizelerde kullanılan imgelerden birini ve bu imgenin şiirin anlamına etkisini yazınız.
3.Aşağıda verilen cümleleri kanıtlanabilirlik açısından değerlendirerek cümlelerin türünü yazınız.
Okul kütüphanemizde 4.500 kitap bulunmaktadır.
Bu roman, yazarın en etkileyici eseridir.
Türkiye’nin başkenti Ankara’dır.
Yeni yapılan sahil yolu, eskisine göre çok daha estetik görünüyor.
4.Aşağıda “İskelede Akşam” adlı kısa öyküden bir parça verilmiştir.
Akşamüstü, rüzgârın taşıdığı yosun kokusu iskeleyi dolduruyordu. Balıkçılar ağlarını toplarken, yaşlı bir amca eski günleri anlatmaya başladı. Ben ise bankta oturmuş, çevredeki uğultuya rağmen onun her sözüne kulak kesilmiş, hikâyenin nereye varacağını merak ediyordum.
a) Bu parçada geçen “kulak kesilmek” sözünün anlamını yazınız.
b) Bu sözü farklı bir cümlede kullanınız.
5.Aşağıdaki parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yollarından ikisini yazınız.
Roman yazarı, yazdıklarıyla topluma âdeta ayna tutan bir toplum yansıtıcısıdır. Bir roman her ne kadar yazarının duygularını, öfkelerini, sevinçlerini yansıtsa da tek başına öznellik o eserin içini dolduramaz. Eser, ortaya çıktığı toplumla özdeşleşince kendini bulur. Fransız yazar Stendhal’ın da dediği gibi “Roman, uzun bir yol boyunca dolaştırılan aynadır.” Yani roman bir bakıma ayna vazifesi görür. Okur; bir romanı okuyunca kendinden bir şeyler bulabilmeli, yaşadığı toplumu görebilmelidir.
6.Aşağıdaki parçalarda kullanılan anlatım biçimlerini yazınız
a) İzmir’den bir dalgıç motoru sağlandı. Saatlerce yol alındıktan sonra İnebolu’nun battığı yere varıldı. Aliş hemen muşamba tulumu giydi. Başına miğferi taktılar.
b) Küçük bir çam ormanı. Vakit sabah. Arı, sinek, kuş sesi. Bir siyah gözlükten görülen yerde ve ağaçlarda güneş parçaları. Sonra uzak, göğün kendi renginden biraz daha koyu kıyılara giden hudutlu bir deniz… İşte böyle bir yerde köyün insanlarını düşünüyorum.
7.Ufukta akşam, bakır bir serinlik gibi şehre yayılıyor.
Ulu Cami’nin avlusunda güvercinler gölgeye sığınıyor.
Yeşil’in çinileri, rüzgârın duasıyla hafifçe ürperiyor.
Uludağ’ın eteğinde sokaklar kestane kokusuyla ısınıyor.
Bu dörtlüğü betimleyici bir paragrafa dönüştürünüz. Yazınız; anlatım biçimi, içerik, söz varlığı, akıcılık, yazım ve noktalama ölçütlerine göre değerlendirilecektir.
Anlatım biçimi (betimleme tutarlılığı) – 4p
İçerik (tema ve imgeyi koruma/derinleştirme) – 4p
Söz varlığı (nitelikli sıfatlar, duyusal öğeler) – 4p
Akıcılık (cümleler arası geçişler) – 4p
Yazım–noktalama (imla, noktalama, büyük/küçük harf) – 4p
NOT: Sınav süresi 40 dakikadır. Başarılar.
………………….
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Cevap Anahtarı
1. Edebiyat sosyolojisi (edebiyat–toplum ilişkisi).
2.a) Hâkim duygu: Huzur, dinginlik ve doğada arınma duygusu.
Gerekçe (örneklerle): “Gök yeşil, kır geniş, ufuklar derin”, “Ağaçlar hülyalı, pınarlar serin”, “Orada yürüyün, gezin, dinlenin” dizeleri sükûnet ve ferahlama çağrışımı yapar.
b) İmge ve etkisi: “Altında hülyaya dalın çınarın” imgesi; doğanın kucağında düşe dalma, zihinsel dinlenme ve huzur duygusunu güçlendirir.
3.Okul kütüphanemizde 4.500 kitap bulunmaktadır. Nesnel
Bu roman, yazarın en etkileyici eseridir. Öznel
Türkiye’nin başkenti Ankara’dır. Nesnel
Yeni yapılan sahil yolu, eskisine göre çok daha estetik görünüyor. Öznel
4.a) Anlam: “Kulak kesilmek” = Büyük bir dikkat ve ilgiyle dinlemek.
b) Cümle: Öğretmen deneyin kritik aşamasına geldiğinde sınıf bir anda kulak kesildi.
5.Kullanılan düşünceyi geliştirme yolları (iki örnek):
Tanık gösterme (alıntı): Stendhal’dan yapılan “Roman, uzun bir yol boyunca dolaştırılan aynadır.” sözü.
Benzetme (örnekleme niteliğinde imgesel açıklama): Romanın aynaya benzetilmesi, romanın toplumu yansıtma işlevini somutlaştırır.
6.a) Öyküleyici (anlatma) anlatım — olay, zaman ve hareket akışı var.
b) Betimleyici (tasvir) anlatım — mekân ve atmosfer ayrıntıları veriliyor.
7.Örnek betimleyici paragraf (model metin):
Akşam ufuktan ağır ağır sarkarken şehre bakır bir serinlik dökülüyor; rüzgâr, taş sokakların arasından ürpererek geçiyor. Ulu Cami’nin avlusunda güvercinler, uzayan gölgelerin içinde sessizce toparlanıyor, kanat sesleri kubbelerde yankılanıyor. Yeşil’in çinileri, sanki görünmez bir el değmiş gibi ışığın son damlasını tutup bırakıyor; renkler, duaların içinden süzülmüş gibi yumuşuyor. Uludağ’ın eteğinde mahalle araları, taze pişmiş kestanenin sıcak kokusuyla usul usul ısınıyor. Kubbeler, minareler ve eski taşlar, akşamın ince tülüne sarınıp şehri bir masal kitabı gibi kapatıyor. Sokak lambaları teker teker uyanırken, pencerelerden sızan soluk ışıklar, akşamın bakır rengine ince bir sarı çizgi ekliyor. Şehrin nabzı, yavaş ve derinden atan bir kalp gibi, sessizliğin içinde duyulur hâle geliyor. Bu dinginlikte, zamanın adımlarını bile duyacak kadar yakın hissediyorum Bursa’yı.