11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları
11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları WORD İndir
2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI
……………………………………………………… LİSESİ
11.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ
1.DÖNEM 1.ORTAK YAZILI YOKLAMA SINAV SORULARI
AD: SOYAD: SINIF: NO:
1.Bir edebî eserde aynı mekânın farklı yazarlar tarafından farklı biçimde betimlenmesi sanatla ilgili olarak size neler düşündürüyor? Açıklayınız. (10 puan)
2. Aşağıdaki cümlelerde yazımı yanlış olan kelimeleri bulunuz. (10 puan)
a. “Bir dilden başka bir dile birebir yapılan şiir çevirileri eserin sanat yönünü zayıflatıyor”
b. “Lale devri olarak adlandırılan dönemin ünlü şairlerinden Nedîm, yaşadığı devrin kompozisyonunu en çıplak ve edebî değer taşıyacak bir biçimde çizer.”
3.Aynayı tutarken söylediklerini şimdi birer birer ses, ışık, rüzgâr ve yağmur arası bir sükûtla yeniden işitiyordu:
— İstasyonda genç bir hamal, eşyanı alacak, sana birkaç defa, sesi işitmek için, bir sözü tekrarlatacak. Sen ona parayı vermeyi unutacaksın. Kocaman sırtlı bir arabacı döndüğü zaman, on üç yaşında bir köylü çocuğu yüzüyle karşılaşacaksın, sonra arabacı, arabadan inmiş de, bir başkası yerine oturmuş gibi aynı sırt manzarası karşısında peyda olacak. Kasabanın ölü çarşılarını seyre dalacaksın. Belki hava yağmurlu olacak. Sonra ağabeyim... Gözleri, özlenen ve alışılan çirkinliği, entelektüel siması. Bana söz... Muhakkak gidip bir gece bizim otelde yatacaksın, değil mi?
Bu parçadaki altı çizili kelime ve kelime grubunun anlamlarını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. (10 puan)
4.Ve on dördüncü yaş. Hırçınlıklar, iştahsızlıklar... Bize yeni bir ortak daha, ortakların en yenilmezi... Karımın mağrur telâşları ve benim ilk endişem. Liseyi, daha sonra fakülteyi bitirdi. Bu arada, onu biraz daha iyi yaşatabilmek için, karım, düğününden kalma üç beşibirliğini bozdurdu... Ve o, ilk aşkın bahtsızlığı ile sarsıldı, bizi de perişan etti. Böylece biz ona bütün bütün bağlanırken, dünyamız artık tamamen onunla hudutlanırken... “Sen bizden ayrılıverdin. Sevgimiz arttıkça sen biraz daha fazla rahatsız oluyordun. Ben bunu anlıyordum. Sen bunda biraz da hürriyetine tecavüz buluyordun. Fakat annen...” Ben biliyorum. Sen, artık odaların bu döşeniş tarzını hatta bu evi beğenmiyorsun... Uçmayı öğrenmiş bir serçe yavrusu gibi, gözün başka dallarda. Senin düşündüğün, kim bilir ne cici şeydir. Bizi misafir edeceğin odayı da unutmamışsındır; buna eminim. Bu kadarı bize... Bana yeter. Fakat annen... Bunu sen de seziyor, arada sırada, hatta sık sık kardeşlerini nasıl okutacağından, bizim için neler tasavvur ettiğinden bahsediyorsun. Fakat birbirimizden niçin gizleyelim; sen böyle konuşurken sesini titreten şeyde biraz vicdan burkulması ve daha çok çaresizliğin azabı yok mu?.. Ama sen bunun için üzülme, senin elinden ne gelir; hayat böyle işte, yapamazsın ki...
Yukarıdaki metnin temasını-konusunu belirleyerek yazınız. (10 puan)
5.Okuduğunuz metinlerden yola çıkarak 1923-1940 arası Türk hikâyesinin gelişimi hakkında bilgi veriniz. (10 puan)
6.Hazırlık, dehşetti. Bahçe, renk renk elbiselerle canlı bir çiçek tarlasına dönmüştü. Erkek çocuklar, yeni potinlerini siliyorlar; kızlar, birbirlerinin saçlarını düzeltiyorlar, çözülmüş kuşaklarını bağlıyorlar, düğmelerini ilikliyorlardı. Altı yaşında bir kız, taş merdivenin basamağına oturmuş, dört yaşında bir öksüz, arkadaşının sökük gömleğini dikmeye çalışıyordu.
Yukarıda verilen hikâye parçasındaki anlatıcıyı ve anlatıcının bakış açısını belirleyiniz. Yazarın tercih ettiği anlatıcı ve bakış açısı anlatımı nasıl etkilemiştir? Açıklayınız. (10 puan)
7.İster lapa lapa kar, ister şarıl şarıl yağmur yağsın, isterse de bütün gecenin ayazından karlar dona kesmiş olsun, sabahın beş buçuğunda karanlıkları ürperten sesiyle sokağa girerdi: “Gazete, havadis!” Sabahın dördünde yazı makinemin başına geçtiğim için, bu ses, bu kara, yağmura, ayaza kafa tutan bu canlı, bu pırıl pırıl ses beni yazı makinemin başında bulurdu. Gazete paralarını akşamdan masamın kıyısına koyduğum için, bekletmez, koyardım sokak kapısına. Gazetelerimi önceden hazırlamış olurdu. Uzatır, paraları alır, saymaya filan lüzum görmeden cebine atar, donmuş burnu buhar kazanı gibi tüterek uzaklaşırken, canlı, yaşam dolu sesiyle sokağı gene neşelendirirdi: “Gazete, havadiis!” Okuduğunuz metinde yazara özgü dil ve anlatım özelliklerini belirleyiniz.
Yukarıdaki metinde yazara özgü dil ve anlatım özelliklerini belirleyiniz. (10 puan)
8.Aşağıdaki eserlerin karşısına sanatçılarının isimlerini yazınız. (10 puan)
Oğlumuz:
Ekmek Kavgası:
Mendil Altında:
Semaver:
Tanrı Misafiri:
9.Aşağıdaki parçada noktalama işaretlerinin kullanım amaçlarını belirtiniz. (10 puan)
Gözlerini yüzüme çevirdi: “Doktor olacağım ağabey!” dedi. “Bizim mahalledeki kör, topal, inmeli sızılıları tedavi edeceğim hem de parasız!”
10.Aşağıdaki cümleleri ögelerine ayırınız. (10 puan)
a. Ardahan Kalesi'nin yanı başındaki bu eski mahalle, kentin tarihsel çekirdeğini oluşturuyor.
b. Saklambaç oynarcasına bir görünüp bir kaybolan güneş götürüyor beni düş dünyamın derinliklerine.
NOT: Sınav süresi 40 dakikadır. Başarılar.
……………………
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni