10.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2.Dönem 2.Yazılı Soruları
10.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2.Dönem 2.Yazılı Soruları WORD İndir
2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI
……………………………………………………… LİSESİ
10.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ
2.DÖNEM 2.ORTAK YAZILI YOKLAMA SINAV SORULARI
AD: SOYAD: SINIF: NO:
Oğuz illerinde Bay Büre Bey’in oğlu Bamsı Beyrek, hem yakışıklılığı hem de alp yürekliliğiyle bilinir, adı tüm obalarda hürmetle anılırmış. Beyrek, Oğuz’un en güzel kızı Banu Çiçek ile evleneceği günün hazırlıklarını yaparken, yurtlarına göz diken düşmanlar sinsi bir plan kurmuşlar. Düğün gecesinden hemen önce, karanlığı fırsat bilen düşman askerleri Beyrek’in oturduğu odaya baskın düzenlemiş. Sayıca çok üstün olan düşmana karşı Beyrek ve yiğitleri sabaha kadar çarpışmış, ancak talih yüzlerine gülmemiş; Beyrek yaralanarak esir düşmüş ve Bayburt Kalesi’ne götürülmüş. Bamsı Beyrek, karanlık ve soğuk zindanlarda tam on altı yıl tutsak kalmış. Bu uzun yıllar boyunca ne Oğuz ellerine olan özlemi bitmiş ne de içindeki ümit tükenmiş. Düşman beyi, ona diz çöktürmek için her yolu denemiş ama Beyrek’in dik başını ve asil duruşunu eğmeye gücü yetmemiş. Bu sırada Oğuz yurdunda ise herkes Beyrek’in öldüğünü sanıyormiş; anası babası gözyaşı dökmekten kör olma noktasına gelmiş, yavuklusu Banu Çiçek ise yas tutmaktan karalar bağlamış. Töre gereği, artık Beyrek’ten ümit kesilince Banu Çiçek’i başka bir beyle evlendirme kararı alınmış. Düğün hazırlıkları sürerken, kalede Beyrek’in asaletine hayran olan düşman beyinin kızı, ona gizlice yardım ederek zindandan kaçmasını sağlamış. Beyrek, altındaki sadık atıyla gece gündüz demeden bozkırları aşmış, dağları devirmiş ve tam düğünün yapılacağı gün Oğuz yurduna varmış. Üstü başı perişan halde olduğu için onu kimse tanıyamamış. Bir ozan kılığına girerek düğün toyuna katılmış ve eline kopuzunu almış. Kopuzun tellerine vurup öyle yanık, öyle asil ezgiler söylemiş ki, onun sesini ve sözlerini duyan Banu Çiçek ile eski dostları karşısındakinin yabancı bir ozan değil, yıllardır yollarını gözledikleri Bamsı Beyrek olduğunu anlamışlar. Beyrek’in sağ olduğu haberi dalga dalga tüm obaya yayılmış. Obada bozulan oyunlar bozulmuş, düşmanla iş birliği yapanlar yurt dışına sürülmüş. Bay Büre Bey ve hatunu, oğullarına kavuşmanın sevinciyle yeniden hayata dönmüşler. Oğuz’un büyük beyleri toplanmış, kırk gün kırk gece süren yeni bir düğün kurmuşlar. Kopuzlar bu kez zafer ve kavuşma için çalınmış, aşlar dökülmüş, fakirler doyurulmuş. Dede Korkut gelip boy boylamış, soy soylamış; bu yiğitliğin ve sadakatin destanını dillendirerek Oğuz töresinin sarsılmaz birliğini tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiş
.1- Yukarıdaki metnin konusunu, temasını, metnin yazılış amacını, milli değerlerini kısaca yazınız. (20 p.)
Konusu: Oğuz alpı Bamsı Beyrek’in evleneceği gün düşmanlar tarafından esir alınması, 16 yıl süren tutsaklığın ardından kaçarak yurduna dönmesi ve bir ozan kılığına girip kendisini kabul ettirerek toyu (düğünü) yeniden kurmasıdır.
Teması: Sadakat, sabır, yurt sevgisi, özgürlük aşkı ve aile bağlarıdır.
Metnin Yazılış Amacı: Türk kültüründeki kahramanlık, fedakarlık ve aidiyet duygularını gelecek nesillere aktarmak; zorluklar ve esaret karşısında asla boyun eğmemek gerektiğini vurgulamak ve Oğuz töresinin (toplumsal düzenin) sarsılmaz gücünü göstermektir.
Metindeki Milli ve Kültürel Değerler: Kopuz ve Ozanlık Geleneği: Beyrek'in kendisini tanıtmak ve duygularını ifade etmek için kopuz çalıp ezgiler söylemesi, Türk sözlü kültürünün en önemli simgesidir. Töreye Bağlılık: Toplumun kurallarla yönetilmesi, ümit kesilince evlilik kararı alınması veya hile yapanların yurt dışına sürülmesi Türk hukuku ve töresini gösterir. Toy (Şölen) Kültürü: Büyük kararların ardından veya kavuşma anlarında "kırk gün kırk gece düğün yapılması", "aş dökülüp fakirlerin doyurulması" Türklerdeki sosyal devlet ve paylaşım anlayışını yansıtır. Dede Korkut'un "Boy Boylayıp Soy Soylaması": Hikayenin sonunda bilge bir atasının (Dede Korkut) gelip dua etmesi, destan söylemesi toplumsal hafızaya ve büyüklere verilen değeri gösterir. Alplık (Kahramanlık) ve Asalet: Düşmana boyun eğmeme, tek başına mücadele etme ve namus/vatan bilinci alp kültürünün doğrudan yansımasıdır.
2- Metinden hareketle bulacağınız sözcük türlerinden ikişer örneği aşağıdaki tabloya yazınız (24 p.)
|
SIFAT |
ZAMİR |
ZARF |
FİİL |
BAĞLAÇ |
EDAT |
|
Alp yüreklilik, tüm obalar, güzel kızı, sinsi bir plan, on altı yıl, uzun yıllar, sadık atı, asil ezgiler, yabancı bir ozan
|
Ona, herkes, karşısındakinin, |
En, yaparken, hemen önce, ozan kılığına girerek, |
bilinir, anılırmış, kurmuşlar, düzenlemiş, çarpışmış, gülmemiş, sanıyormuş |
Hem… hem de, ve, ne… ne de, ama, ancak, ki, ile, |
(yürekliliği)yle, için, |
3. Aşağıda verilen iki şiiri tabloda yer alan özelliklere göre karşılaştırınız. (20 p.)
|
VATAN MERSİYESİ |
HARNAME |
|
Âh yaktık şu mübârek vatanın her yerini Saçtık eflâke kadar dûdunu, âteşlerini Kapadı gözde olanlar çıkacak gözlerini Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini Yoğimiş kurtaracak bahtı kara mâderini
Kendimizden neden olduk bu kadar me’yûs Gidelim dâdına Allah için ehl-i nâmûs Sönüyor şem’-i emel işte kırıldı fânûs Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini Yoğimiş kurtaracak bahtı kara mâderini
Vardı tâ Ka’be’ye Zemzem gibi hûn-âb akıyor Yerdeki hûn-ı şehîdânı bu hasret yakıyor Yine erbâb-ı hevâ seyrine çıkmış bakıyor Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini Yoğimiş kurtaracak bahtı kara mâderini … N.KEMAL |
Bir eşer var idi zâif ü nizâr Yük elinde katı şikeste vü zâr
Gâh odunda vü gâh suda idi Dün ü gün kahr ile kısuda idi
Ol kadar çeker idi yükler ağır Ki teninde tü komamışdı yağır
Nice tü kalmamışdı et ü deri Yükler altında kana batdı deri
Eydür idi gören bu sûretlu Tan degül mi yürür sünük çatlu
Dudağı sarkmış u düşmiş enek Yorılur arkasına konsa sinek … ŞEYHİ |
|
Bent |
NAZIM BİRİMİ |
Beyit |
|
Aruz |
ÖLÇÜ |
Aruz |
|
Vatan sevgisi, vatanın işgali karşısında duyulan üzüntü ve hüsran (Toplumsal/Siyasi). |
KONU, TEMA |
Hırs, kanaatsizlik, elindekinin kıymetini bilmeme ve hiciv (Bireysel/Ahlaki/Alegorik). |
|
Tanzimat |
YAZILDIĞI DÖNEM |
Divan |
4. "Agâh Bey, İstanbul’dan daha yeni gelmişti; Anadolu’nun bu ücra kasabasında tahrirat müdürlüğü yapacaktı. Zihninde memlekete hizmet etmek, buraları düzeltmek gibi büyük ve idealist fikirler vardı. Fakat kasabaya adım atar atmaz onu karşılayan şey, ne bitmek bilmeyen işler ne de resmî ciddiyetti. Herkes onu nehir kenarındaki o meşhur şeftali bahçelerine, eğlenceye çağırıyordu. Agâh Bey ilk günler bu tembelliğe, bu umursamazlığa karşı direndi; memleketin kurtulması için çalışmak gerektiğini düşündü. Ancak gün geçtikçe, o serin gölgeler, olgun şeftalilerin kokusu ve saz sesleri idealist aydını da içine çekti. O da diğerleri gibi entarisini giyip keyif çatmaya başladı; İstanbul’da kurduğu bütün büyük hayaller, şeftali bahçelerinin rehavetinde eriyip gitti."
Yukarıdaki parça, Refik Halit Karay’ın "Memleket Hikâyeleri" adlı eserinde yer alan "Şeftali Bahçeleri" hikayesinden alınmıştır. Bu parçadan yola çıkarak,
a)Hikayedeki Agâh Bey karakteri üzerinden, dönemin hangi aydın tipolojisi ve çatışması eleştirilmektedir? (5 p.)
Metinde, taşraya büyük ideallerle giden ama oradaki yerel düzene, rehavete ve tembelliğe ayak uydurarak pes eden idealist İstanbul aydını eleştirilmektedir. "Memleket için çalışmak" ideali ile "çevrenin sunduğu rahat yaşam ve tembellik" arasındaki çatışma anlatılmıştır.
b)Metnin dil ve üslup özelliklerini Milli Edebiyat Dönemi'nin genel anlayışı çerçevesinde değerlendiriniz. (5 p.)
Milli Edebiyat’ın "Yeni Lisan" anlayışına tamamen uygundur. Konuşma diline yakın, yabancı tamlamalardan uzak, son derece sade, akıcı ve yalın bir Türkçe kullanılmıştır. Tasvirler (betimlemeler) süs olsun diye değil, kasabanın havasını okuyucuya hissettirmek için gerçekçi bir şekilde yapılmıştır.
5-Fabl haritasındaki unsurları kullanarak bir fabl yazınız. (serim, düğüm, çözüm ve öğüt bölümlerine, anlam bütünlüğüne, yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine dikkat edilecektir.) ( 20 p.)
NOT: Her sorunun doğru ve tam cevabı 10 puandır. Sınav süresi 40 dakikadır. Başarılar.
……………………
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
10.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2.Dönem 1.Yazılı Soruları
10.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2.Dönem 1.Yazılı Soruları WORD İndir
2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI
……………………………………………………… LİSESİ
10.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ
2.DÖNEM 1.ORTAK YAZILI YOKLAMA SINAV SORULARI
AD: SOYAD: SINIF: NO:
1. Aşağıda Halide Edip Adıvar’ın Ateşten Gömlek adlı romanından bir parça verilmiştir.
Ahalinin kesafet kesbettiği bir yerde birdenbire vızıltı arttı. Baktık, beş tayyare aşağı iniyor; etraflarında tayyare topları bulutları kar gibi, tül gibi didikliyordu. Muazzam bir gümbürtü; etrafımızda kalın, siyah bir duman ve toprak bulutu, ani bir sayha... Dumanlar arasından soluğu hissedilecek kadar sessiz mütemadiyen kaçışan, karışan bir halk. Arkamı bir dükkâna dayadığımı, dizlerimin, arka kemiğimin pişmiş paça gibi yılıştığını, döküldüğünü duydum. Gözlerimi açtım. Yalnız Harbiyye Nezâretinin tayyare topları uzaktan havayı yırtıyordu. Yerde ev, dükkân enkazı; kol, bacak, insan bünyesi vardı. Ta karşıda, yokuşun başında çocuğunun elinden tutup acele giden kadını ayakta elleriyle başını döver buldum. Yerde küçük bir kan yığını, boğuk bir çocuk hırıltısı vardı. Beyaz saçlı, siyah esvaplı bir ihtiyar Ermeni kadını; yarısı yaya kaldırımın, yarısı şosenin üstünde gözleri dönmüş, yatıyordu. Açık, kıllı esmer göğsü kan içinde bir hamal onun yanına düşmüştü. Yerler kan içinde. Yine midem bulanıyor. Kan ta o zamandan başlıyor. Cemal ile İhsan sakin. Biri kadının çocuğunun yanına diz çökmüş, öteki sıhhiye sedyesine yaralı hamalı koydurmak için yardım ediyordu. Gözlerimi hemen kapadım. Ne kadar zaman sonra Cemal’in sert eli omzuma dokundu:
— Kalk Peyami, pantolonunun ütüsünü bozacaksın.
Gözlerimi yine açtım, baktım. İhsan da gelmiş, sarı ve sakin bize bakıyordu:
— Ben korktum zannediyorum, dedim.
Cemal gülerek,
— Ben de dedi.
Ve bunu söylediği için onu daha çok sevdim. Çünkü hayat bana en korkak adamların iddia ile cesaretten bahsedenler olduğunu öğretti. İki askerin uzattığı iki eli birden aldım, kalktım. Ölümün ortasından yürüyerek geçtik, gittik.
Bu parçanın olay örgüsünü yazınız.
2. Aşağıda Namık Kemal’in İntibah adlı romanından bir parça verilmiştir.
— Anneciğim dairede işlerimiz çok. Vapuru kaçırdım. Belki yarın akşam da geç kalırsam hiç merak etmeyin, dedi. Ama arkasından hemen dediğine de pişman oldu. O anda rahmetli babasının bir sözünü hatırlatmıştı. Babası, kendisine daima,
— Halka söylemekten utanacağın bir işi, yapmaktan nasıl utanmazsın? Sen herkesten alçak mısın ki yaptığın bir işi ötekinin, berikinin bilmesinden utanıyorsun, derdi. Bir kere de
— Sevdiğini üzmek istemiyorsan doğruyu söylemekten şaşma! Hakikati gizleme! Çünkü o gizlediğin şeyi, sevdiğin ileride öğrenecek olursa senin şimdi korktuğundan daha çok üzülür, demişti. Fakat ne faydası var ki memleketimizde herkes ve bilhassa kadınlar, büyük adam olmanın ancak devlet kapısında bulunmakla mümkün olabileceğini sanırlar. Annesi de oğlunun ağzından “dairede meşguliyet” sözünü işitince bunu yükselme başlangıcı sayarak sevincinden yerinde oturamaz oldu.
Bu parçadan hareketle metnin türünün ortaya çıkışı ve tarihsel dönem ile ilişkisi hakkında bilgi veriniz.
3. Aşağıda Mehmet Rauf’un Eylül adlı romanından bir parça verilmiştir.
Süreyya’nın bu gece canı çok sıkılıyordu. “Adam bırak!” dedi. Pederine dargınlığını bütün köye teşmil ediyordu; sayfiyeye çıkacakları zaman o kadar ısrar etmiş fakat bu sefer de sahil bir yere gitmeye babasını razı edememişti. Büyükbabalarının vaktiyle gelip nasıl budala bir hesap ile “şu taş ocağında” yaptırdığı bu köşk, onları her sene başka yere gitmekten menediyordu. Bütün kışın, Boğaziçi’ni kurarken yine koşup geldikleri “şu çöplük”, çocukluğundan beri yaşaya yaşaya usandığı bu kenarı vahdet, onu artık çıkıp gezmekten menedecek kadar bıktırmıştı. Pederine karşı bir şey yapamamasının intikamını almak isteyerek hırsını başkalarından çıkarıyor, buradaki hayatın aleyhinde bulunmak için her şey kendisine bir vesile oluyordu. Bunun için her günkü hayatında ekseriya şen olan Süreyya, buraya naklettikleri on günden beri hemen daima sisli, pürtuğyan hatta o kadar sevdiği zevcesi Suad’a karşı bile hemen hiç sebep olmayarak haksız davranıyordu.
Bu parçadan hareketle metnin üslup özellikleri hakkında bilgi veriniz.
4. Mümtaz burada yoldan denize kadar inen büyük kayalar üstünde oturup akşam saatlerini geçirmeyi severdi. Bey Dağları’nın üstünde güneş, sanki kendi ölümünün ayinini ve kendi yaldızdan ve koyu lacivert gölgelerden lahdini hazırlıyor gibi bu dağların kıvrımlarına altın ve gümüş zırhlar geçirir, sonra alçalan ve arkaya devrilen kavis, bir altın yelpaze gibi açılır; büyük ışık parçaları şuraya, buraya ateşten yarasalar gibi uçar, kayaların üstüne boylu boyunca asılırdı.
Bu parçada geçen fiilimsileri bulup fiilimsilerin türünü yazınız.
5. Aşağıdaki parçada parantezle belirtilen yerlere sırasıyla noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir? Yazınız.
Bu sabah neferimin yüzüne baktım ( )
( ) Salim, ben güneşe çıkmak istiyorum ( ) dedim ( )
Biraz maymuna benzeyen birbirine yakın yeşil gözleri yaşla doldu ( )
( ) Götürün efendim ( ) dedi.
Neferimi bana bırakmalarına ne kadar seviniyorum ( ) hayatta beni bilen ( ) beni seven ondan başka kimse kalmadı ( )
6. Aşağıdaki parçada yapılan yazım yanlışlarını tespit edip doğrusunu yazınız.
1 ağustosta Muğla’nın Köyceğiz İlçesinde olmayı planlıyoruz. Şimdiden bir Apart otel kiraladık bile. Bu tatilde bacanaklarda eşlik edecek bize. Ülkemin en güzel sahillerinin bulunduğu bir şehire gitmek beni heyecanlandırıyor doğrusu. Uzun ve yorucu bir çalışmadan sonra insan böyle bir tatili hakediyor.
Zihinde bedende bu tatil zamanlarında rahatlıyor.
7. “15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri” konulu bir kompozisyonu istediğiniz türde yazınız. (Yazınız; cümle sayısı, verilen konu, türün özellikleri, fikir, tutarlılık, bütünlük, üslup ile imla ve noktalama kurallarına uygunluk bakımından değerlendirilecektir.)
NOT: Sınav süresi 40 dakikadır. Başarılar.
……………………
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
10.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 2.Yazılı Soruları
10.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 2.Yazılı Soruları WORD İndir
2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI
……………………………………………………… LİSESİ
10.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ
1.DÖNEM 2.ORTAK YAZILI YOKLAMA SINAV SORULARI
AD: SOYAD: SINIF: NO:
1 ve 2. soruların metni ortaktır.
TURNALAR
İki turnam gelir aklı yaralı İnme turnam inme sen bu pınara
Birin şahin vurmuş biri yaralı Avcu tuzak kurmuş, var yolun ara
O yavruya sorun aslı nereli Hepimizin işi Mevlam onara
Katar katar olmuş gelir turnalar Katar katar olmuş gelir turnalar
Eğrim eğrim ne hoş turnalar. Eğrim eğrim ne hoş turnalar.
Senaryo: TDE2.2. “Sözün Ezgisi” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilme.
Soru-1: Yukarıda verilen türkünün kavuştak (bağlama) kısmını yazınız. (15P)
Senaryo: TDE2.3. “Sözün Ezgisi” temasında ele alınan metinleri çözümleyebilme.
Soru-2: Metnin ölçüsünü, (sadece kavuştağın geçtiği) kafiyesini ve redifini bulup yazınız. (15P)
MANİ
Kuleden,
Ses geliyor kuleden;
O kaş o göz değil mi,
Beni sana kul eden.
Senaryo: TDE2.2. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilme.
Soru-3: Yukarıda verilen metnin yazıldığı dönem hakkında bilgi veriniz. (20P)
Senaryo: TDE2.2. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilme.
Örümcek Ağı
Duvara, bir titiz örümcek gibi,
İnce dertlerimle işledim bir ağ.
Ruhum gün boyunca sönecek gibi,
Şimdiden ediyor hayata veda.
Soru-4: Örümcek Ağı şiirinde geçen aşağıdaki kelimelerin anlamlarını bağlamdan faydalanarak bulup cümle içinde kullanınız. (15P)
|
KELİMELER |
ŞİİRDEKİ ANLAM |
CÜMLE |
|
Titiz |
|
|
|
Dert |
|
|
|
Sönmek |
|
|
Senaryo: TDE2.3. “Kelimelerin Ritmi” temasında ele alınan metinleri çözümleyebilme.
Soru-5: ‘’Gazel’’ ve ‘’Rubai’’nin temel özelliklerinden hareketle tabloda verilen ölçütlere göre karşılaştırmasını yapınız. (20P)
|
ÖLÇÜTLER |
GAZEL |
RUBAİ |
|
Nazım Birimi |
|
|
|
Birim Sayısı |
|
|
|
Kafiye Düzeni |
|
|
|
Ölçü |
|
|
Senaryo: TDE4.2. Bilgilendirici bir metni edebî metne dönüştüreceği yazısına içerik oluşturabilme.
Soru-6: Aşağıda verilen otobiyografik bilgileri kendi görüşlerinizi katarak edebi bir hikâyeye çeviriniz. (15P)
|
OTOBİYOGRAFİ |
HİHAYE |
|
...hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı, ne mutlu bana başkasının hesabına utandım yalan söyledim. |
|
………………………………….
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
10.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları
10.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları WORD İndir
2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI
……………………………………………………… LİSESİ
10.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ
1.DÖNEM 1.ORTAK YAZILI YOKLAMA SINAV SORULARI
AD: SOYAD: SINIF: NO:
1.Aşağıda Halide Edib Adıvar’ın "Ateşten Gömlek" adlı romanından bir parça verilmiştir.
İstanbul’un işgal günleriydi. Geceleri sokaklar karanlık, evler sessizdi. Halide’nin yüreği, yaşadığı toprakların işgal altında olmasından dolayı derin bir acıyla doluydu. Her an vatanı için bir şeyler yapma isteği içindeydi. Günler geçtikçe işgal kuvvetlerinin baskısı daha da artıyor, şehirde bir kurtuluş umudu giderek sönüyordu. Fakat o, içindeki mücadele ateşini bir an bile kaybetmedi. En ufak bir umut kırıntısı bile olsa ona sarılacak ve vatanını kurtarmak için sonuna kadar savaşacaktı. Halide’nin bu kararlılığı, onun yaşadıkları karşısında güçlü durmasını sağlıyordu.
Bu parçadaki zaman ve mekân unsurlarının nasıl ele alındığını ve kahramanın kişisel özelliklerinin olay akışını nasıl etkilediğini açıklayınız.
2.Türk edebiyatının dönemlere ayrılmasında etkili olan ölçütleri yazınız.
3.Aşağıda Halide Edib Adıvar’ın "Sinekli Bakkal" adlı romanından bir parça verilmiştir.
Büyükçe bir odaya girdik. Odanın ortasında, işlemeli bir seccade serilmişti. Duvarlarda eski Osmanlı hattıyla yazılmış levhalar asılıydı. Sedirin üzerine el yapımı örtüler serilmiş, yanındaki sehpanın üstüne küçük, işlemeli bir bakır ibrik konmuştu. Odada nostaljik bir hava vardı; eskiye duyulan saygı ve özlem sanki her köşeye sinmişti. Rahmetli dedemin mirası olan bu oda, geçmişin değerlerini bugünle birleştiriyordu.
Bu parçada millî ve manevi değerlerimizden hangisi öne çıkmaktadır? Parçadan hareketle açıklayınız.
4.Türklerin tarihî süreçte kullandıkları alfabeleri yazarak farklı alfabeler kullanmalarının nedenlerinden ikisini açıklayınız.
5. Aşağıdaki metinde geçen fiilimsileri bularak ilgili kutucuklara yazınız.
Başarılı insanların, hedefleri konusunda gerçekçi ve net beklentileri vardır. Bu hedeflere ulaşmak için stratejiler geliştirir ve uygularlar. Sorumluluk üstlenir, risk alır, geleceği şekillendirecek adımları belirler ve atarlar. Bu insanlar geleceği hayal eder ve bu hayalleri paylaşırlar. Hayalleri gerçekleştirme yöntemlerinden biri de bunları paylaşmaktır. Sözlü ya da yazılı tekrarladıkları bu hayalleri netleştirir, toplum önünde kendilerini hayalleriyle özdeşleştirerek kişisel sorumluluklarını pekiştirirler. Başarılı insanlar yenilgilerini kabul ederler. Gerçeklerle yüzleşip başkalarının deneyimlerinden faydalanırlar.
6.Ayşe, yanı başında açlıktan gözleri kapanmak üzere olan küçük kızı Zeynep’e bakıyor. Onu öylece bırakıp gidecek cesareti yok ama elinden gelen bir şey de kalmamış. Zeynep’in zayıf elleri, sımsıkı annesine sarılmış. Ayşe, kollarındaki bu hafif, sessiz bedenin çoktan ümitsizliğe teslim olup olmadığını bilmeden yola devam ediyor. Bir yandan onu yaşatmak için çabalıyor, bir yandan da bu umutsuz çabanın sonunda onu kaybetme korkusuyla mücadele ediyor.
a) Bu parçadaki çatışmayı belirtiniz.
b) Parçadaki altı çizili kelimenin anlamını yazarak kelimeyi cümle içinde kullanınız.
7.Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grijgal palangasının etrafında otluyorlardı. Karşıda... Yarım mil ötede Toygun Paşa'nın son muhasarasından çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor...
Ömer Seyfettin’in bu hikâyesinden yola çıkarak Milli Edebiyat Dönemi hikâyesinin özelliklerinden 2 tane yazınız.
8.Yusuf, annesiyle vedalaştıktan sonra sessizce otobüse bindi. Köyde büyümüş olan Yusuf, hayatında ilk kez büyük bir şehre, İstanbul’a gidiyordu. Köydeki arkadaşlarından, alışık olduğu doğa seslerinden uzaklaşmak, ona ürkütücü ve zor geliyordu. Otobüs hareket ettiğinde, annesi gözyaşlarını tutamadı. Yolculuk boyunca Yusuf’un aklında sadece köydeki evleri, sokakları, arkadaşları ve geride bıraktığı o küçük dünyası vardı. Şimdi onu yabancısı olduğu bir şehrin karmaşası bekliyordu.
a) Bu parçadaki zaman ve mekân unsurlarının nasıl ele alındığını açıklayınız.
b) Kahramanın kişisel özelliklerinin olay akışını nasıl etkilediğini açıklayınız.
NOT: Sınav süresi 40 dakikadır. Başarılar.
……………………
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları
11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1.Dönem 1.Yazılı Soruları WORD İndir
2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI
……………………………………………………… LİSESİ
11.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ
1.DÖNEM 1.ORTAK YAZILI YOKLAMA SINAV SORULARI
AD: SOYAD: SINIF: NO:
1.Bir edebî eserde aynı mekânın farklı yazarlar tarafından farklı biçimde betimlenmesi sanatla ilgili olarak size neler düşündürüyor? Açıklayınız. (10 puan)
2. Aşağıdaki cümlelerde yazımı yanlış olan kelimeleri bulunuz. (10 puan)
a. “Bir dilden başka bir dile birebir yapılan şiir çevirileri eserin sanat yönünü zayıflatıyor”
b. “Lale devri olarak adlandırılan dönemin ünlü şairlerinden Nedîm, yaşadığı devrin kompozisyonunu en çıplak ve edebî değer taşıyacak bir biçimde çizer.”
3.Aynayı tutarken söylediklerini şimdi birer birer ses, ışık, rüzgâr ve yağmur arası bir sükûtla yeniden işitiyordu:
— İstasyonda genç bir hamal, eşyanı alacak, sana birkaç defa, sesi işitmek için, bir sözü tekrarlatacak. Sen ona parayı vermeyi unutacaksın. Kocaman sırtlı bir arabacı döndüğü zaman, on üç yaşında bir köylü çocuğu yüzüyle karşılaşacaksın, sonra arabacı, arabadan inmiş de, bir başkası yerine oturmuş gibi aynı sırt manzarası karşısında peyda olacak. Kasabanın ölü çarşılarını seyre dalacaksın. Belki hava yağmurlu olacak. Sonra ağabeyim... Gözleri, özlenen ve alışılan çirkinliği, entelektüel siması. Bana söz... Muhakkak gidip bir gece bizim otelde yatacaksın, değil mi?
Bu parçadaki altı çizili kelime ve kelime grubunun anlamlarını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. (10 puan)
4.Ve on dördüncü yaş. Hırçınlıklar, iştahsızlıklar... Bize yeni bir ortak daha, ortakların en yenilmezi... Karımın mağrur telâşları ve benim ilk endişem. Liseyi, daha sonra fakülteyi bitirdi. Bu arada, onu biraz daha iyi yaşatabilmek için, karım, düğününden kalma üç beşibirliğini bozdurdu... Ve o, ilk aşkın bahtsızlığı ile sarsıldı, bizi de perişan etti. Böylece biz ona bütün bütün bağlanırken, dünyamız artık tamamen onunla hudutlanırken... “Sen bizden ayrılıverdin. Sevgimiz arttıkça sen biraz daha fazla rahatsız oluyordun. Ben bunu anlıyordum. Sen bunda biraz da hürriyetine tecavüz buluyordun. Fakat annen...” Ben biliyorum. Sen, artık odaların bu döşeniş tarzını hatta bu evi beğenmiyorsun... Uçmayı öğrenmiş bir serçe yavrusu gibi, gözün başka dallarda. Senin düşündüğün, kim bilir ne cici şeydir. Bizi misafir edeceğin odayı da unutmamışsındır; buna eminim. Bu kadarı bize... Bana yeter. Fakat annen... Bunu sen de seziyor, arada sırada, hatta sık sık kardeşlerini nasıl okutacağından, bizim için neler tasavvur ettiğinden bahsediyorsun. Fakat birbirimizden niçin gizleyelim; sen böyle konuşurken sesini titreten şeyde biraz vicdan burkulması ve daha çok çaresizliğin azabı yok mu?.. Ama sen bunun için üzülme, senin elinden ne gelir; hayat böyle işte, yapamazsın ki...
Yukarıdaki metnin temasını-konusunu belirleyerek yazınız. (10 puan)
5.Okuduğunuz metinlerden yola çıkarak 1923-1940 arası Türk hikâyesinin gelişimi hakkında bilgi veriniz. (10 puan)
6.Hazırlık, dehşetti. Bahçe, renk renk elbiselerle canlı bir çiçek tarlasına dönmüştü. Erkek çocuklar, yeni potinlerini siliyorlar; kızlar, birbirlerinin saçlarını düzeltiyorlar, çözülmüş kuşaklarını bağlıyorlar, düğmelerini ilikliyorlardı. Altı yaşında bir kız, taş merdivenin basamağına oturmuş, dört yaşında bir öksüz, arkadaşının sökük gömleğini dikmeye çalışıyordu.
Yukarıda verilen hikâye parçasındaki anlatıcıyı ve anlatıcının bakış açısını belirleyiniz. Yazarın tercih ettiği anlatıcı ve bakış açısı anlatımı nasıl etkilemiştir? Açıklayınız. (10 puan)
7.İster lapa lapa kar, ister şarıl şarıl yağmur yağsın, isterse de bütün gecenin ayazından karlar dona kesmiş olsun, sabahın beş buçuğunda karanlıkları ürperten sesiyle sokağa girerdi: “Gazete, havadis!” Sabahın dördünde yazı makinemin başına geçtiğim için, bu ses, bu kara, yağmura, ayaza kafa tutan bu canlı, bu pırıl pırıl ses beni yazı makinemin başında bulurdu. Gazete paralarını akşamdan masamın kıyısına koyduğum için, bekletmez, koyardım sokak kapısına. Gazetelerimi önceden hazırlamış olurdu. Uzatır, paraları alır, saymaya filan lüzum görmeden cebine atar, donmuş burnu buhar kazanı gibi tüterek uzaklaşırken, canlı, yaşam dolu sesiyle sokağı gene neşelendirirdi: “Gazete, havadiis!” Okuduğunuz metinde yazara özgü dil ve anlatım özelliklerini belirleyiniz.
Yukarıdaki metinde yazara özgü dil ve anlatım özelliklerini belirleyiniz. (10 puan)
8.Aşağıdaki eserlerin karşısına sanatçılarının isimlerini yazınız. (10 puan)
Oğlumuz:
Ekmek Kavgası:
Mendil Altında:
Semaver:
Tanrı Misafiri:
9.Aşağıdaki parçada noktalama işaretlerinin kullanım amaçlarını belirtiniz. (10 puan)
Gözlerini yüzüme çevirdi: “Doktor olacağım ağabey!” dedi. “Bizim mahalledeki kör, topal, inmeli sızılıları tedavi edeceğim hem de parasız!”
10.Aşağıdaki cümleleri ögelerine ayırınız. (10 puan)
a. Ardahan Kalesi'nin yanı başındaki bu eski mahalle, kentin tarihsel çekirdeğini oluşturuyor.
b. Saklambaç oynarcasına bir görünüp bir kaybolan güneş götürüyor beni düş dünyamın derinliklerine.
NOT: Sınav süresi 40 dakikadır. Başarılar.
……………………
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni